BÖLÜMÜMÜZÜN KAZILARI

İnönü Mağarası Kazıları

Küçült Yazı Tipi Büyüt

İnönü Mağarası Kazıları

Zonguldak ili, Krdz. Ereğli ilçesi sınırları içerisindeki Alacabük köyü yakınlarında yer alan mağara, ilk olarak Güngör Karauğuz’un Devrek Bölgesi’nde yürüttüğü araştırmalar neticesinde saptanmış ve mağarada Kalkolitik ve Tunç Çağları’nın varlığından söz edilmiştir.Mağara, Bülent Ecevit Ünivesitesi Arkeoloji Bölümü’nün 2016 yılında başlattığı Heracleia Pontica Yüzey Araştırması (HPYA) kapsamında ziyaret edilerek, bölgenin erken dönem kültürlerinin aydınlatılması konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğu görülmüştür. Aynı zamanda, mağarada yoğun tahribatın varlığı da belgelenmiştir. Gerek mağaranın koruma altına alınarak kaçak kazıların engellenmesi, gerek bölgenin tarih öncesi kültürlerinin aydınlatılması amacıyla 2017 yılında, bölümüz öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Hamza EKMEN başkanlığında; Dr. Öğr. Üyesi Gülden EKMEN ve Arş. Gör Ali GÜNEY'in katılımlarıyla başlatılmıştır. Almanya ve Amerika kurumlarından bilim insanlarının da desteklediği projeye bölümüz öğrencileri de katılarak mesleki deneyimlerini arttırma şansı yakalamaktadır.

Kazılarda, bölgenin MÖ 4.-3 ve 1. binyıl içindeki kültürel konumu ile birlikte bu dönemde Batı Karadeniz Bölgesi ile Karadeniz kıyı yerleşimleri, Trakya ve Batı Anadolu kültürleri arasında yakın ilişkiler olduğu yönünde önemli ipuçları elde edilmiştir. Birbirine bağlı biri büyük, ikisi küçük olmak üzere A, B ve C adı verilen girintiden oluşan bir kompleksi anımsatan İnönü Mağarası, zaman zaman dinamit benzeri patlayıcıların da kullanıldığı kaçak kazı faaliyetleri sırasında uğradığı yoğun tahribat ve geç dönemlerden günümüze kadar hayvan ağılı olarak kullanılması sürecinde, gerçekleştirilen düzenlemeler dışında doğal bir oluşuma sahiptir. Ağız kısmı batıya bakan ve iç kısımda yaklaşık 25 metre genişliğe sahip mağaranın tavan yüksekliği yer yer 10 metreyi bulmaktadır.

C gözünün doğusunda gerçekleştirilen çalışmalarda, mağara tabanında 1 metre üzerinde bir kültür dolgusunun var olduğu anlaşılmıştır. Dolgunun en üst seviyesinde, hayvan gübresinin kaldırılması ile yakın döneme ait yaşam izleri ve onunda altında bulunan muhtemelen Orta Çağa ait yerleşimin altında Geç Kalkolitik-Erken Tunç Çağına ait yapı katları- na ulaşılmıştır. Bu yapı katlarından elde edilen bulgular, İnönü Mağarası’nın söz konusu protohistorik dönemlerde yoğun bir şekilde iskân edildiğine işaret etmektedir. Kısa süreli kazılarda ele geçen farklı formlara sahip çok sayıda ağırşak, ağırlık, makara, iğne ve bız buluntuları, mağara sakinlerinin gelişkin dokumacılık faaliyetlerini gözler önü- ne sermektedir. Çeşitli kontekstlerde ele geçen çok sayıda hayvan kemiği, mağara çevresinin uygun ortamı içerisinde sürdürülen avcılık faaliyetleri ile birlikte evcil hayvan yetiştiriciliğinin de yoğun bir şekilde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, mağaranın kuzeydoğu ucunda bir arada bulunan, alageyik (dama dama) kemikleri ve boynuzları oldukça dikkat çekicidir. İşlenmemiş, yarı işlenmiş veya işlenmek üzere hazırlanmış durumda bulunan ala geyik boynuzları ve kemikleri bu alandaki bir işliğin varlığına işaret etmektedir. Ayrıca yine bu alandan ele geçen ala geyik dişinden, ayı dişinden yapılmış kolye taneleri ve balık kemikleri ile birlikte bulunan bol miktarda hayvan kemiği kalıntıları, mağara sakinlerinin avcılık ve süs eşyası üretim faaliyetlerinin kanıtlarıdır.

Hayvancılık ve avcılık dışında, tarım ve beslenme faaliyetlerine işaret eden öğütme taşları, ezgi taşları; İnönü Mağarası protohistorik dönem sakinlerinin mağaranın bulunduğu konumun imkânlarını en iyi biçimde kullandığını göstermektedir. Kaynağını doğudaki yüksek dağlardan alan ve çok sayıda irili ufaklı dereleri bünyesine katarak Karadeniz’e dökülen Gülüç Çayı’nın önemli kollarından olan ve İnönü Mağarası’nın güneyinde yer alan Kelçe ve Kızlar derelerinin oluşturduğu vadiler; tarım, hayvancılık ve avcılık faaliyetleri için bugün dahi son derece elverişli alanları oluşturmaktadır.

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı - Her Hakkı Saklıdır
[]
IPv6 Etkin